TOKAT İÇİN HAYIR VAKTİ  !

 

Bu referandum  kesinlikle bir seçim yatırımıdır. Bir nevi 2011 seçiminin rüşvetidir. Halk 2011 de Ak Partiye ülke genelindeki, Yolsuzluklar, usulsüzlükler, haksızlıklar, rüşvetler, peşkeşler, vekil ve bürokrat diktatörlükleri, çalışmayan vekil ve bürokratlar, tüm bu olumsuzluklara sessiz kalan şaibeye karışan  il yönetimleri gibi, bir takım olayların hesabını sorarken Genel Başkanın elini rahatlatacak yeni argümanları olabilir. Yeni vekil listeleri yapar, bir iki özür beyanları ile yeniden umut olabilir. Ancak demokratik yaşama dair  yapmadığınız başörtüsü ,katsayı, fikir hürriyeti gibi şeylerin izahını yapamazsınız. 8 yıllık Ak Parti döneminde demokratik yaşama katkı sağlayacak en belirgin hareket bu referandumdur. Bu maddelerin sonucu doğrudan halkın kendisi ile ilgilidir. Bundan Evet te çıksa Hayırda çıksa kazanan Ak Parti olacaktır. Hayır durumunda 2011 de bakın siz bize neden anayasa değişikliği yapmadınız diye hesap sormayın, 26 maddesine bile tahammül edemeyen bir meclis ve bir halkla, nasıl yasa yapıp özgürlükler konusunda adım atmamızı beklersiniz diyecekler. Evet durumunda iki dönem tek başına iktidar olunduğunu unutmuşçasına, sanki çok önemli bir adım atılmış gibi bakın biz bunu yaptık bize yeniden tek başına iktidarı verin bakın neler yapacağız umudunu satacaklardır. Seçime bir yıldan az kalmışken hiçbir sonuç ak partiye zarar vermeyecektir. O yüzden bu referandumun EVET ile sonuçlanması halk için çok önemli bir seçim rüşvetidir. Bunun eksiğine fazlasına bakılmaksızın Evet diyerek alınmalıdır.

 

Hayırcıların her ne kadar maddeler ile ilgili mantıklı bir hayır gerekçeleri yoksa da  ,Ak Parti iktidarına dönük dile getirdikleri iddiaları da göz ardı etmemek lazımdır. Hepimiz biliyoruz ki  bu ülke ya asker cuntası, ya yargı cuntası, ya siyasetçi cuntası ile yönetilmektedir. Şu an kazanılmak istenen savaş halkı temsil ettiğini iddia eden siyasetçilerin ülkede mutlak güç olma dertleridir. Mevcut siyasi partilerin yapısı incelendiğinde tek adam zihniyeti hakimdir. Genel başkanı illerde temsil eden vekillerde aynı zihniyeti illerde hakim kılmaya çalıştıklarındırlar. Bazen vekili temsil eden iktidar partisinin il yönetiminin en son halkasındaki biri bile devleti temsil eden bürokratlara emir verir durumuna gelmektedir. Buda her türlü yolsuzluğun şaibenin haksızlığın nedeni olmaktadır. Seçmene dayatılan delege, il başkanı, encümen, belediye başkanı,vekil listeleri bu anti demokratik ve baskıcı yapıyı azdırmaktadır. Siyasi partiler ve seçilme ile ilgili değişikliklerin de olması şarttır.   8 yıllık Ak parti iktidarında özelleştirme peşkeşleri, ihale yolsuzlukları, hak ihlalleri, bürokratik baskılar olmuştur. Anlaşılmayan durum muhalefet partilerinin sanki yargı yolu kapalıymış yada yargıya müracaat etmişler gibi seçim dönemlerine kadar suskun kalıp seçim döneminde bunun hesabını soruyormuş gibi halka mesaj vermeleridir. İlimizde de yaşanan bu olaylarla ilgili ilimizdeki muhalefet parti il başkanlarının veya vekillerinin yargıya taşıdıkları bir olay varmıdır. Yoksa bu ilimizde her şeyin çok doğru ve adil yapılmış olduğu anlamımı çıkmaktadır. Halkı dinlediğimizde Belediye, Üniversite, İl özel idaresi, Tarım il müdürlüğü, Çevre yolu, Hastane,  ile ilgili yada doğrudan vekiller ve bir takım bürokratlarla ilgili son derece çirkin durumlardan bahsedilirken,  Muhalefet partilerini temsil eden ilimizdeki yöneticilerin bunları HAYIR’ a gerekçe olarak göstermeleri çok anlamsızıdır.   

 

        

          Evet için platform oluşturan ilimizdeki 40’ ın üzerindeki sivil toplum örgütleri, bu başarılı bir araya gelişlerini 12 eylülde kazanacakları EVET zaferi sonrasında, 13 Eylülden itibaren Hayır Platformu oluşturarak siyaset aracılığıyla oluşan, ilimizdeki her türlü yolsuzluk,usulsüzlük ve haksızlıklara da HAYIR diyebilmelidirler. Zira referandumda evet oyu kullanmak inanca dayalı bir erdemlilik değil insani değerlere dayalıdır. Oysa haksızlık karşısında susmamak, adaleti sağlayan adil insanlar olmak inanca dayalı erdemliliktir. 2011 seçimlerinde ilimizde yaşanan onca kokuşmuşluğun hesabı sorulmalı,  kokusu çıkmış bir yemeğin ısıtılarak ikinci, üçüncü kez servis edilmesine midemizin ve şahsımızın gösterdiği refleksin aynısını, seçim sürecinde bütün kokuşmuşluğuna rağmen, ikinci, üçüncü kez ısıtılarak servis edilmeye çalışılan bireylere de aynı refleksi göstermeliyiz.     

 

Bu tüm siyasi partilerimiz için geçerlidir. Adil yöneticiler bütün kalbiyle samimi bir şekilde adalet isteyen toplumlara nasip olur. Sivil toplum platformları da temsil ettikleri bireylerin adalet talep eden kitlere dönüştürmeleri için, tüm güçleriyle çalışmalıdırlar. Tokatta Hayır vakti başlamıştır. 12 Eylül de verilecek EVET’ler bunun ilk adımı olacaktır. 13 eylül itibari ile YENİ HAYIR HAREKETİ’ nin  hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

 

Ömer ALTIN